Van 2, Varan 2

 

Van, Türkiye’nin Antalya’dan sonra güneşli gün sayısı en yüksek olan ilimizmiş, bunu Urartu’lar da farketmiş olmalı ki, şehre, güneşi ifade eden Tuşpa adını vermişler ve bugünkü Van Kalesi civarına yerleşmişler.

Van Kalesi ve kalenin bulunduğu bölge tam bir açıkhava müzesi şeklinde.

Kalenin önündeki ovada Van Ulu Cami’nin sadece minaresi ve ana yapıdan bazı kalıntılar görebiliyorsunuz. Hemen belirtelim, bölgede hemen hemen 200 yılda çok şiddetli depremler olmuş ve pek yapı bu depremlerden etkilenmiş. Ulu Cami’de bu depremlerden birinde yıkılmış. Aynı bölgede bir de Kale Cami’si yer alıyor, bu cami de önce depremlerde hasar görmüş, daha gördüğü tamir de maalesef uzun süreli olmamış, 1915’de bölgedeki savaşlarda tamamen yıkılmış.

Yine Kalenin karşı cephesinde, Kanuni Sultan Süleyman ile Van seferi sırasında bölgede bulunan Mimar Sinan tarafından planlanan ve daha sonra yapılan eklemelerde bir külliyeye dönüşen Cami de yer alıyor.

Van Kalesini Evliya Çelebi, oturan bir deveye benzetmiş, gerçekten de uzaktan bakıldığında benziyor. Kale yaklaşık 2 km uzunluğunda ve göl seviyesinden 80 m yükseklikte. Ayrıca kaleye çıkılan merdiven kalıntıları da uzaktan görülüyor ama biz merdivenle tırmanmaya cesaret edemedik. Hem bazı yerleri yıkılmış, hem de çok dik ve yüksekti.

 

Zıplayan Balıklar – İnci Kefalleri

IMG_4069.JPG

 

 

Van Gölü’nün sodalı suyundan dolayı içinde yaşan planktonlardan başka tek yaşayan canlı türü. Ancak İnci Kefalleri de Mayıs-Haziran aylarındaki yumurtlama döneminde, gölü besleyen akarsulara yani tatlı sulara giderek, buralarda yumurta bırakıyorlar. Eğer Van’a bu aylarda giderseniz  Erciş İlçesi civarında bu göçü hayranlık ve şaşkınlıkla izleyebilirsiniz ve Uçan Balık Festivali de denilen İnci Kefali Festivaline de katılabilirsiniz. Küçük Kızımın balıklara verdiği isim, zıplayan balıklar oldu. Çocuklar için seyretmesi çok eğlenceliydi.

 

 

 

 

 

Selçuklu Mezarları

Van’ın Ahlat İlçesi girişinde yer alan tarihi mezarlık, her ne kadar Selçuklu Mezarlığı olarak adlandırılsa da daha çok Selçuklu Devleti öncesindeki Müslüman beyliklere ve diğer uygarlıklara ait mezarları barındırıyor. Mezarlıkta muazzam büyüklükte, üzeri yazılı mezar taşları bulunuyor. Mezarlık geniş bir ovada, mevsim itibari ile göz alabildiğine yemyeşil bir alanda yüksek, koyu kahverengi ve oldukça yüksek mezar taşları ile adeta bir huzur ve dinginlik bölgesi.

Mezar taşları herkesi arkasına rahatlıkla saklayacak büyüklükte, zamanınız varsa burada saklambaç da oynayabilirsiniz.

 

Kümbetler

Ahlat İlçesinin girişinde çok sayıda kümbet bulunuyor. Bu bölgedeki kümbetler 13.-15. yüzyıllar arasında yapılmış mezar yapıları olarak tanımlanabilir. Genellikle 2 katı olup, alt katı mezar bölümü, üst katta ziyaretçiler tarafından kullanılacak odalar şeklinde planlanmış. Kümbetler Ahlat İlçesi içinde evlerle iç içe, hatta bazıları, evlere ait özel arazilerin içinde yer alıyor. Şu anda hepsi koruma altında olmakla birlikte, eskiden aş oldukları arazinin sahibi aileler tarafından depo vs amaçlı da kullanılmış. Van Bölgesi, tarihin ve tarihi eserlerin günlük yaşamın oldukça içine girdiği merkezlerimizden biri.

7 Kilise

Van şehir merkezine yaklaşık 20 dakika mesafede yer alan yukarı Bakraçlı köyünde Ermeni Bagratid Krallığından kalma Yedi Kiliseler olarak anılan kilise kalıntıları ve yapılar da Van şehrinde görülmeye değer yerlerden biri. Köy 100 haneli, 500 nüfuslu, ana geçim kaynağı hayvancılık, tipik bir Van köyü. Köyde ayakta kalan en iyi durumdaki Kilisenin bakımından sorumlu bir de aile var.

 

Van ile ilgili gördüğümüz yerlerden kısaca bahsetmiş oldum. Bizim için çok keyifli, rahat ve konforlu 2,5 gün geçirmiş olduk. Döndükten sonra çevremizde anlattığımız pek çok kişi de hayranlıkla dinledi ve belki de yakın bir tarihte bir Van gezisi daha yapacağız. Umarım Van’a gitmek isteyenleri biraz olsun bu yazıyla motive edebilirim. Siz de Güneşi görmeye Van’a gidebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın