Geçtiğimiz haftasonu 3 günlüğüne Amasya ve Çorum’a gittik. Bu bizim aynı bölgeye ikinci seyahatimiz oldu. 2 yıl önce de bir Mayıs ayında gelmiştik. Görülecek o kadar çok şey varki, hem tarih, hem doğa hem de şehir turizmi açısından mutlaka görülmesi gereken bir yer.
Ulaşım oldukça kolay. İstanbul’dan hem Thy hem de Pegasus’un uçak seferi var. Tek sorun dönüş uçağının sabah saatlerinde olması. Yani haftasonu için geldiyseniz Pazar akşam dönemiyorsunuz. Bir gece daha kalıp, pazartesi sabah dönmeniz gerekiyor.
Merzifon Havalimanı Amasya’ya 50 km, Çorum’a 70 km. Yollar genellikle bölünmüş yol şeklinde ve konforlu.
Biz Amasya”da Teşup Konak’ta kalıyoruz ve otelin sahibi Levent Bey bizi havaalanından alıyor. Aksi halde bir transfer almanız ya da araç kiralamanız gerekiyor. Amasya’da şehir içinde tarihi, turistik yerler genellikle yürüyerek ulaşılabilecek mesafede, hatta birbirine paralel iki ana caddede genellikle trafik oluyor ve otopark sorunu yaşanıyor, bu nedenle araçsız gezmek çok daha uygun. Ama Su Kemerlerine ya da Amasya Harşena Kalesine gitmek isterseniz yine bir araca ihtiyacınız olur.
Amasya’da görülecek öyle çok şey varki…

Amasya Müzesi
Amasya Müzesine, tarihi Amasya şehrinin bir kenarında ve yürüyerek 3-5 dakikada ulaşılıyor. Müzede Osmanlı dönemi eserleri yanında Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve İlhanlılar gibi birçok uygarlığa ait eserler bulunuyor. Amasya Arkeoloji Müzesi’nin bulunduğu alanda bir de Mumyalar Müzesi var. Bu müzede 14.yüzyıldan kalma mumyalar yer alıyor ve bunlar dünyada bilinen tek Müslüman mumyaları. Ayrıca genellikle mumyalama sırasında iç organlar çıkarılırken, buradaki mumyalarda iç organların korunduğu görülüyor. Mumyalamanın nasıl yapıldığı da müze içindeki panolarda detaylı bir şekilde tarif edilmiş. Müzede Hitit’lerin iki ana tanrısından biri olan Fırtına Tanrısı Teşup heykeli de yer alıyor. Diğer tanrı ise güneş tanrısı Hepat.
- Bayezid Külliyesi
Maalesef külliye restorasyonda bulunduğu için sadece dışarıdan ve uzaktan görülebiliyor. Ama oldukça büyük bir külliye. İçinde cami, medrese, şadırvan ve imarethane bölümleri yer alıyor.
Fatih Sultan Mehmet ilme önem verdiği için oğlu II. Bayezıd’ın da iyi bir eğitim almasını istiyor ve Amasya’ya gönderiyor. Bayezid burada 7 yaşında hem Amasya Valisi oluyor hem de burada hat dersleri alıyor ve Arapça, Farsça, Çağatay lehçesi ve Uygur alfabesini de öğreniyor. Caminin önünde, şadırvanın iki yanında bulunan çınar ağaçları ise caminin inşaatı sırasında buraya dikilmişler, 500 yıldır tarihe tanıklık ediyorlar.
Gök Medrese
Gök Medrese de Bayezid Külliyesi gibi şu anda restorasyonda ve içini göremedik, ama yapıldığı yıllarda Anadolu’nun pek çok yerinden tıp eğitimi almaya gelen öğrencilerin tıp eğitimi aldığı bir okulmuş. Yapının kubbesi maviye boyalı olduğu için bu ismi alıyor. Restorasyon nedeni ile etrafı yüksek bariyerlerle kapandığı için fotoğraf dahi çekemedik.
El yazması eserler kütüphanesi
Kütüphane, içindeki eserleri hava, nem toz gibi koşullardan koruyabilmek için her zaman açık olmuyor. Ama açık haline denk gelirseniz kütüphane bünyesinde Arapça, Farsça, Osmanlıca el yazması eserlerin bütün örneklerini görmek mümkün. Kütüphanedeki en eski eseri Osman Bin Affan’a (III. Halife Hz. Osman) ait Papirüs üzerine yazılmış El yazması Kuran-ı Kerim, belki hatırlayan olur, bu kitap seneler evvel medyatik isimler tarafından yurtdışına kaçırılmış ve Mısır üzerinden tekrar geri alınmıştı gazetelerde günlerde haber olmuştu. Bunun dışında astronomi, tıp, edebiyat, felsefe, tarih psikoloji, sanat v.b. çeşitli tür ve konularda 2340 adet el yazması ve 4000 adet basma eser bulunuyor.
Sabuncuoğlu Tıp Müzesi
14.yy’da yapılan yapı içerisinde Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Bimarhane (hastaların tedavi edildiği yer) olarak kullanılan yapıda, Fatih döneminde 14 yıl boyunca hekim olarak görev yapan Sabuncuoğlu Şerafettin tarafından tıbbi ve cerrahi tedavi yöntemlerinin minyatürlerle tarif edildiği bir kitap yazılmıştır. Müze içinde kitaptan alıntılar, eski dönemlerde kullanılan cerrahi aletler ve müzik ile tedavi yöntemleri sergileniyor.
Burmalı Minare Cami
Amasya’da Taşhan’dan biraz yukarıda, bakırcılar çarşısının bir üst sokağında yer alan Burmalı Minare Cami bir Selçuklu eseri. Caminin iç süslemelerinden ziyade dışındaki taş işçiliği ve minarenin döner şekli görülmeye değer.
Büyük Ağa Medresesi
Sekizgen planı ile Anadolu’da Selçuklular tarafından kullanılan anıt mezarların planına sahip, Bayezid döneminde yapılmış bir medrese. Şu anda içinde Kur’an kursları, hafızlık dersleri veriliyor.
Kral Kaya Mezarları
Amasya’da 20 civarında kral kaya mezarı bulunuyormuş. MÖ 300 yıllarından itibaren Pontus Krallığı’nın Amasya’yı başkent ilan etmesi ile burada, Pontus Krallarının mezarları dağa oyularak yapılmış, Bu örnekler Anadolu’da ve dünyadaki en büyük kaya mezarları arasında yer alıyormuş.
Amasya Kalesi
Amasya’nın sırtını dayadığı Harşena Dağı’nda, Amasya’yı yukarıdan seyreden Harşena Kalesi yer alıyor. Kalenin girişine kadar araç ile çıkılabiliyor ama daha sonra kale içinde merdivenlerle zirveye kadar oldukça fazla tırmanmak gerekiyor. Merdivenler dar ve herhangi bir korkuluk yok. Kale yeni restore edilmiş olmasına rağmen gezenlerin güvenliği ile ilgili herhangi bir önlem maalesef alınmamış. Kalede bence tarihi bir anıtın ziyaretinden çok Amasya’yı yukarıdan 360 derece seyretmek açısından görülecek bir yer. Ama yükseklik korkusu olan, merdiven çıkmakta zorlananlar kesinlikle çıkmamalı.
Borabay Gölü
Amasya’dan 1 saat uzaklıktaki Borabay Gölü, bir heyelan gölü, çevresinin uzunluğu 1,8 km ve muhteşem manzarasını en açıdan görebilmek için mutlaka çevresini dolaşmanız gereken bir göl. Yürümeye elverişli bir hat üzerinden yürüyorsunuz, sadece birkaç noktada dar ve eğimli alanlardan geçmek gerekiyor, bu nedenle rahatlıkla gölün çevresi dolaşılabiliyor. Göl kenarı haftasonu piknikçilerin ve mangalcıların istilasına uğruyor ve bizim için pis, çöplü ve keyifsiz bir hale geliyor. Bu yüzden imkanınız varsa hafta içinde ziyaret edin. Göl kenarında bir restoran bulunuyor ama servisi oldukça sınırlı. Çok acıkmazsanız yemeğinizi Amasya merkezde alın diye tavsiye ederim. Gölün her mevsimde manzarası görülmeye değer.
İlkbaharda endemik çiğdemler açıyor, sonbaharda kırmızının, sarının, kahverenginin birbiri ile uyumlu her tonunu görebilirsiniz.
Amasya’da görülecek diğer yerler
Yukarıya yazmadığım pek çok tarihi, eseri de kent sokaklarında gezerken görebiliyorsunuz, Yeşil ırmak üzerindeki köprüler, camiler, çeşmeler, türbeler, tarihi evlerin herbiri ayrı bir sanat eseri. Ayrıca bizim zamanımız yetmedi ama Şehzadeler Konağı, Tarım Müzesi gibi daha pek çok yer ziyaret edilmeyi bekliyor.
Amasya’da Yemek
Amasya’da kesinlikle aç kalmazsınız ve hatta çok pratik ve ekonomik olarak her damağa uygun yemek bulabilirsiniz. Yeşilırmak kenarındaki Amasia yerel yemek yapan, en bilindik ve en çok tercih edilen yerlerin başında geliyor. Servisi hızlı, fiyatları da gayet makul. Yine bu kenarda pek çok restoran yer alıyor. Nehrin karşı tarafında ise daha büyük neredeyse 24 saat hizmet veren ve yok yok denebilecek restoranlar yer alıyor.
Bunlardan iki tanesi Beyoğlu ve Çınaraltı Kafe-Restoranları ve ikisinin de yemekleri lezzetli ve fiyatları uygundu. Sıcak-sulu yemeklerin yanı sıra pide, döner gibi seçenekler de bulunuyor.
Amasya’da en çok görülen ve adı duyulan yer olarak Ali Kaya çıkıyor karşımıza. Amasya’yı yukarıdan keyifle seyredebileceğiniz bir mekan ve tarihi Amasya evlerini Yeşilırmak kenarında birer inci tanesi gibi dizilmiş olarak izleyebiliyorsunuz. Gündüz farklı bir mazara, gece farklı bir mazara ile misafirlerini büyülüyor. Tokat kebabı ile meşhur ve içki servisi yapılıyor. 2 yıl önce gittiğimizde yediğim en lezzetli yemeklerden biriydi Tokat kebabı. Ama bu sefer etleri çok sertti ve genel olarak herşey çok tuzluylu. Lezzet bakımından bana hitap etmedi. Ayrıca bence bir restoranın iyi olmasındaki en temel kriter olan tuvalet temizliği de yeterli değildi. Tekrar gitsem Ali Kaya’da yemek yermiyim bilmiyorum. Ama buraya çok yakın Yamaç Kafe diye bir yer vardı, bizim gittiğimiz gün bir etkinlik nedeni ile çok kalabalıktı, vali dahil şehrin tüm ileri gelenleri oradaydı ve bu kalabalık nedeni ile gidemedik.
Bir de Özlem Pide ve Ziyafet Pide’de lezzetli pideleri ile gidilmeye değer yerlerden.
Amasya’da mutlaka yapılması gereken şeylerden biri de eski şehir merkezindeki kahvehanelerde çay içmek. Gamaşuk bunların içinde en ünlü olanı. Tarihi bedestenin hemen ilerisinde caddenin karşı tarafında yer alıyor.
Amasya çöreği de Amasya’nın ünlü lezzetlerinden biri, onu da Burmalı Minare’ye giderken tadabilirsiniz.
Çorum
Çorum Amasya’dan 1 saat uzaklıkta. Çorum’dan yarım saat sonra Alacahöyük, üzerine bir yarım saat daha sonra Boğazköy’e ulaşılıyor.
Çorum Müzesi
Çorum Müzesi, benim Türkiye’de gördüğüm en güzel müzelerden biri. Eserlerin nitelikleri ya da çeşitliliği anlamında birşey söyleyemeyeceğim, çünkü uzmanlığım değil ama müze binası, bahçesi, sergi salonlarının dizaynı, tuvaleti ile bence oldukça iyi durumda. Ülkemizde bu standartlarda müzeleri görünce mutlu oluyorum, onların adına guru duyuyorum. 2 yıl önce geldiğimizde müze içinde bir satış yeri ve küçük bir kafeteryası vardı. Bugün onlar talep olmadığı için kapanmış. Keşke halkımız müzelere ve müzeciliğe biraz daha ilgi gösterse diye düşünmeden edemedim. Bu gezi gittiğimiz müzelerde genellikle sadece biz vardık. Bizden başka görmeye gelen kimse yoktu. Ülkemizde dış turizm azalırken maalesef iç turizmin de azaldığını bir kez daha üzülerek gördüm. Müze içinde daha çok Alacahöyük ve Boğazköy’de Hitit ve Frig’lerden kalma eserler sergileniyor. Ayrıca bir de Etnografya galerisi var, burada da daha yakın tarihe ait halılar, giysiler, ev aletleri sergileniyor.

Alacahöyük Müzesi
Aynı ismi taşıyan köyün içindeki müzede Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit ve Frig dönemlerine ait eserler yer alıyor. Alacahöyük, Hitit döneminin dinsel tören ve sanat merkezi olarak öne çıkıyor. Müzede Eski Tunç Çağından kalma kral mezarları ve 10 metre genişliğindeki sfenksli kapı müzenin en ilgi çeken bölümleri. Ayrıca müze bahçesindeki sergileme alanında çocuklar için hazırlanmış panolar da yerleştirmişler.
Boğazköy
Boğazköy Ören yerinden önce köyün içinde Boğazköy Müzesi yer alıyor. Küçük ama burası da temiz ve düzgün bir müze. İçinde bu bölgeden çıkarılmış eserler sergileniyor.
Ören Yeri yaklaşık 4 km2 bir alan ve içinde araba ile asfalt bir yoldan ilerleyerek öncelikli görülecek yerleri görebileceğiniz bir açık hava müzesi. İlginize göre 3 saat içinde de gezebilirsiniz, günlerce de kalabilirsiniz. Ben bizim gördüğümüz öncelikli yerleri şöyle sıralayabilirim: Yer Kapı, Aslanlı Kapı, Kral Kapı, Sfenksli Kapı, Hiyeroglifli Oda, Yazılı Kaya, Kent Surları, Tapınaklar ve 1 nolu Tapınaktaki Yeşil Taş, Nişantaşı gibi pek çok nokta var. Dediğim gibi ilginize, zamanınıza ve enerjinize göre, görebildiğiniz kadar çok yer görün. Ama yukarıda saydıklarımı mutlaka görün. Bunları görüp, etkilenmemek mümkün değil.
Çorum’da Yemek
Çorum’a gidilip leblebi alınmadan dönülmez. Her yer kuruyemişçi dükkânı ve dükkânlarda aklınıza gelebilecek her şey var. Kuruyemişçilerin pek çoğu aynı ismi taşıyor, Hüseyin Karakuş. Ürünler taze ve almaya değer.
Yemek yenilecek yerler için, Çorum’da en çok tavsiye edilen yer Katipler Konağı. Konağın ev sahipleri, bir süre sonra burada yaşamak yerine bir restoran açmaya karar vermişler ve çok da iyi etmişler. Konak güzel, ama yemekleri daha da güzel. Ekmeklerini kendileri yapıyorlar. Çorbalar, börekler, keşkekler, tandırlar, ev yapımı baklavalar, kuşburnu suyu, hepsi mükemmeldi. Kesinlikle karnınız çok açken gidin ve yemekleri yarımşar porsiyon söyleyin. Çünkü, porsiyonları çok büyük. Biz bütün bunlardan yedik, hatta yanında salata, cacık, yoğurt vs aklınıza ne gelirse kişi başına 60 TL ödedik. Yemeklerin yarısı da maalesef yenmeden kaldı.

Boğazköy civarında konaklama ve yemek için iki otel var, otellerde konaklamadım ama restoranlarını tavsiye edebilirim. Biz ikisinde de öğlen yemeği aldık, ve ikisinden de memnun kaldık. Servis iyi, hızlı, fiyatlar makul, yemekler lezzetliydi. Birisi Başkent Demiralan Otel, diğeri de Otel Aşıkoğlu. Ama bu oteller sadece kendi otel konukları için hazırlık yaptıkları için öncesinde arayıp ne yemek olduğunu sormanız ve kendinize uygun bir yemeği birgün önceden sipariş etmenizde fayda var.
[…] nasıl paylaşıldığı görülüyor. Amasya Sabuncuoğlu Tıp Müzesi ile ilgili bilgileri 3 Günde Amasya ve Çorum yazımda […]
BeğenLiked by 1 kişi