Borçka Karagöl, Artvin

Doğu Karadeniz gezimizin ikinci gününde Borçka Karagöl’ü görmeye gidiyoruz. Bu bölgede bir de Şavşat Karagöl var, ama biz onu görmedik, Borçka Karagöl’e gittik.

Yolu virajlı ve dar, zaman zaman karşıdan gelen araçların durup sizi beklediği, ya da aynı şekilde sizin yol verdiğiniz insanı ürperten bir yol. Göl, yerli halkın piknik için kullandığı, mangal yakmaya izin verilen bir mesire yeri. Maalesef bu kalabalıktan ve arta kalan çöpler gölün dingin, güzelliğini ve etrafındaki binbir tonlu yeşil örtünün zenginliğini saklıyor. Yine de herşeye rağmen mutlaka görülmesi gereken yerler listesinde yer alıyor.

 

Bugün 2. durağımız da Artvin oluyor. Artvin ilk adını üzerine kurulu olduğu coşkun nehirden almış, adı Çoruh’muş, daha sonra Artvin adını almış. Yolda Hopa’dan sonra 690m rakımlı Cankurtaran Geçidi’nden geçiyoruz. Artvin 93 harbinden sonra 40 yıl boyunca Ruslar tarafından yönetiliyor, daha sonra Kazım Karabekir tarafında 1920’de alınıyor.

Artvin Valiliği’nin Artvin’in tarihi ile ilgili hazırladığı internet sayfası çok bilgilendirici, detaylı bilgi sahibi olmak isteyenler http://www.artvin.gov.tr/artvin-ili-tarihcesi sayfasını ziyaret edebilir.

Artvin’de Türkiye’nin en derin baraj gölü bulunuyor. Deriner Baraj Gölü’nün derinliği 250 metre. Baraj yapısı büyüklüğü ile, yukarıdan bakıldığında oldukça korkutucu, tehlikeli ve ihtişamlı gözüküyor.

Artvin’in önemli bir noktası da Kafkasör Yaylası, burada Temmuz ayı içinde de şenlikler yapılıyor. Şenliklerde konserler, müzikli eğlenceler yer alıyor. Ayrıca bu bölgeye özel bir aktivite de boğa güreşleri, burada, İspanyol boğa güreşlerinden farklı olarak, sadece boğalar birbiri ile güreşiyor ve kendi aralarında böylece bir üstünlük zinciri/hiyerarşi oluşuyor. Daha sonra boğalar bu hiyerarşiye sadık kalarak daha yüksek yaylara yazı geçirmek için çıkarılıyor ve böylece yaz boyunca boğalar arasında başka bir dövüş olmuyor.

Artvin’de başka bir önemli ve görülmesi gereken nokta da Ata Tepesinde yer alan ve Dünyanın en yüksek Atatürk Heykeli olan 22 metre yüksekliğindeki Atatürk heykeli. Heykel bütün ihtişamı ile sizi karşılıyor, heykelin büyüklüğü, Ata’nın manevi büyüklüğü ile birleşiyor, hayranlıkla izliyoruz.

Artvin’de Grand Artvin Otel’de kaldık, otel yeni ve temizdi, çalışanlar da ilgiliydi. Ayrıca otelin yanında küçük bir alışveriş merkezi de bulunuyordu. Acil ihtiyaçlarımızı buradan karşıladık. Otelde bizden başka kalan İranlı turist-tüccarlar da oldukça fazlaydı. Kapının önünde içleri tavana kadar dolu, üstlerinde de 3-4 bavul bağlı, İran plakalı binek araçlar park etmişti.

Böylece Artvin’i de beğendiğimiz destinasyonlar listesine ekleyerek ve ertesi gün göreceğimiz Kars’ı hayal ederek uykuya daldık.

Bir Cevap Yazın