Hepimiz günlük hayatta, iş arkadaşlarımızla, evde eşimizle, anne-babalarımızla, komşularımızla farklı farklı konularda pek çok şey konuşuyoruz. Sağlık sorunlarımızla oluyor, çevremizde çeşitli problemler oluyor, politika, ekonomi, alış veriş ve tatillerimiz hakkında dakikalarca ve hatta saatlerce konuşuyoruz. Genellikle çocuklarımız da biz konuşurken yanımızda oluyor, biz onların başka şeylerle meşgul olduğunu sanıyor olsak da aslında onlar kulakları açık bir şekilde bizim her dediğimizi dinliyorlar, bazılarını kelime kelime akıllarına kaydediyorlar, bazıları hakkında kendilerine göre yorumlar yaparak anlamlandırıyorlar.
Bu konular genellikle günlük hayatla ilgili sıradan konular ve çocuklara bu tür sıradan/önemsiz olan her detayı anlatmamız anlamlı değil, hem de pratik olarak mümkün değil. Ama bizim hayatımızla ilgili, bizim için önemli konulara geldiğimizde durum değişiyor. Bizim için önemli olan bu tür konularda arkadaşlarımıza, komşularımıza bilgi vermeden önce en birinci yakınlarımıza, aile fertlerimize ve ailemizdeki en yakın kişiler olarak çocuklarımıza bu konuları anlatmamız gerektiğine inanıyorum. Ben kendi kızlarımla olan ilişkilerimde bu konuya özellikle dikkat ediyorum. Aksi halde bir düşünsenize, komşu Ayşe Teyze ya da iş yerindeki muhasebeci Hasan Amca kendilerinden daha ön sıraya geçmiş oluyor, kendilerinden daha önemli hale geliyor. Çocuk kendini önemsiz ya da sıradan biri gibi hissetmeye başlıyor.
Bir de şunu düşünün yakınınızdaki bir sorundan bahsediyorsunuz, mesela oturduğunuz apartmandaki asansörün teknik sorunu, çocuk bu sorunu duyduğunda, bu konuda başka bir şey duymadığından, ya da bilmediğinden bunu kendi bildiği şeylerle birleştirecek ve asansöre binmekten korkar hale gelecek. Hatta kendisi binmese bile sizin asansöre binmenizi istemeyecek ve aslında size anlamsız gelen korkular, davranışlar sergilemeye başlayacak.
Eğer konuştuğunuz konu daha ciddi konularsa mesela aile içindeki bir sağlık sorunu, bir kaza ya da ölüm haberi ise bunun etkisi çok daha kuvvetli olacak ve çocuğunuzda bıraktığı izlenimler, korkular da o kadar zorlayıcı olacaktır.
Bu nedenle öncelikle sizlerin her şeyi bir mantık süzgecinden geçirmeniz, mümkünse duygularınıza hakim olarak dinlemeniz ve anlatmanız gerekir. Sizin ağlayarak anlattığınız her şey, çocuğunuz için de ağlayarak dinlenecek ya da anlatılacak bir konu olacaktır.
Çocuklar aslında bizlere göre çok daha mantıklı düşünüyorlar, hatta tamamen düz bir mantıkla düşünüyorlar. Sanırım bizler gibi daha önce yaşadıkları ve onları etkileyen şeyler fazla olmadığı için, konuları karmaşıklıktan uzak, basit bir şekilde algılıyor ve anlamlandırıyorlar. Örneğin benim kızlarım, sigara sağlığa zararlı ve sigara içen bir insan kanser olur ve (zamanlama, başına gelecek hastalıklar vs gibi detay konuları, karmaşıklığı dikkate almadan) ölür diye düşünüyorlar. Bu düşündükleri de yanlış değil ve kendi yaşları için anlamlı bir bilgi. Ya da arabada emniyet kemeri takmazlarsa, araba ani bir fren yaptığında oluşan kuvvetle ön camdan dışarı fırlayıp sert bir şekilde bir yere çarpacaklarını, kemiklerinin kırılacağını, canlarının çok acıyacağını ve vücutlarında meydana gelen hasarların bazılarının belki de hiç iyileşmeyeceğini biliyorlar. Bu durum tabiki çok trajik ve görüntü olarak da çok korkunç ama onlar bunu henüz görmüş değiller. Sadece kendi sınırlı bilgilerine göre kafalarında oluşan bir resim var, bu resmi kendileri yarattığı için bundan korkmuyorlar. Ama oluşacak durumun yani kazanın ne kadar korkunç olduğunu anlayabiliyorlar.
Benzer bir şekilde aile içindeki sağlık sorunları için de insanlar hasta olabilir, doktora giderler, tedavi olurlar, ilaçlarını alırlar, gerekirse ameliyat olurlar ve kendilerine iyi bakarlarsa, doktorların söylediğini yerine getirirlerse iyileşirler diye öğrenirlerse, bu tür durumları kaygı duymadan, umutlu bir şekilde atlatabilirler.
Ailemizde geçen yıl ciddi bir sağlık sorunu yaşadık ve benim annem ve babam önemli birer ameliyat geçirdi. Sonrasında da iyileşme döneminde çok dikkatli davranmamız gerekiyordu. Ben iki kızıma da süreci basit ama açık ve net bir şekilde anlattım. İkisi de gayet iyi anladı ve hiç kaygılanmadılar. Okuldaki öğretmenlerine, arkadaşlarında da aynı şekilde anlatmışlar. Çocukların çevresindeki herkes, arkadaşları, öğretmenleri vs. böbrek naklinin hayatın normal bir parçası olarak gördü ve algıladı.
Tabi sağlık sorunları, günlük hayatta yaşadıklarımızın içinde en zoru, diğer konular çok daha basit, kolay anlatılır ve kolay anlaşılır konular. Yaşadığımız her şeyin, çocukların duyabileceği, bilebileceği her şeyin onların anlayabileceği bir şekli var. Herşeyi onların anlayabileceği şekle soktuktan sonra, kendi kafanızda bir ön hazırlık yaptıktan sonra onlara sakin bir ortamda mümkünse başbaşa iken, anlatın. Soru sormalarına fırsat tanıyın. Sorularını yine aynı şekilde basit ama doğru bir şekilde cevaplayın. Sorularına doğru olmayan cevaplar vermeyin.
İnanın hepsi sandığınızdan çok daha anlayışlı, çok daha mantıklı.