
2015 yılında, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa’nın en iyilerinin seçildiği Avrupa İş Ödülleri’nde; yenilikçi, iş mükemmelliği ve sürdürülebilirlik alanlarında Avrupa’nın en iyisi seçildi ve şampiyon oldu. Bu ödülü Türkiye’de kalan 80 il ve Avrupa’da yüzlerce kent dururken neden Eskişehir’e verdiler? Bu soruyu cevaplayabilmek ve nedenini anlamak için Eskişehir’e gitmeniz lazım.
Eskişehir Türkiye içinde çok farklı bir ligde şehircilik yaşıyor. Madame Tussauds’ya rakip Balmumu Heykel Müzesi, Murano’ya rakip cam sanat işçiliği, sosyalist Avrupa kentlerine rakip ulaşım/toplu taşıma ağı, Venedik ya da Paris’te Sen Nehri üzerindeki gibi gondol ya da tekne turları ile bizim diğer kentlerimizden çok farklı şekilde gelişen/geliştirilen bir şehir. Tabiki, bu yazdığım yerlerde yüzyıllardır yapılan bu sanatlar ya da kent anlayışının birkaç yılda hemen yakalanması hem finansal olarak hem de sosyal olarak mümkün değil, ama inanın bana Eskişehir gerçekten rekabet edebilir düzeyde. Bu blogda yazdıklarımdan da görebileceğiniz gibi, ben ülkesine ve bu ülkenin her şehrine hayran, her gittiğim yerde ayrı bir zenginlik bulan birisiyim. Bugüne kadar ülkemde, gidip gördükten sonra buraya neden geldim dediğim bir yer olmadı, o nedenle Eskişehir her yerden daha güzel diye düşünüyormuşum gibi algılanmak istemem ama, Eskişehir’deki şehircilik, müzecilik, toplumsal/sosyal yaşama dair edindiğim izlenimler bu kentin bizim diğer kentlerimizden bir adım daha farklı, bir adım daha medeni bir çizgide olduğu yönünde.
Öncelikle Eskişehir, hem kendi yerel halkının güleryüzlü, hoşgörülü, medeni olmasından dolayı, hem de çok sayıda genç-öğrenci nüfus barındırmasından dolayı son derece medeni, kolay ve yaşanılası bir kent.
Eskişehir’e İstanbul’dan hızlı tren ya da karayolu ile 3 saatte gidebilirsiniz.
Eskişehir her ne kadar İç Anadolu’da soğuk ve karasal iklimin hüküm sürdüğü bir kent olsa da, insan üzerinde yarattığı etki, sanki sıcak bir Batı Anadolu kenti gibi.
Eskişehir’de bir hafta sonu ya da mümkünse 3 günde yapılacak şeyleri aşağıda listeledim. Yapılacak o kadar çok şey var, görülecek o kadar ilginç müzeler, mekanlar var ki; biz aralıklarla 2 hafta sonu gitmemize rağmen, hepsini görmeye zamanımızı yetiremedik. Tüm listeyi yazdım ama bunun dışında bizim gördüğümüz yerleri, yaptığımız şeyleri de sizler için kısaca özetledim.
Sazova Parkı
Park, batılı tarzda çok güzel düzenlenmiş, içinde herkese hitap edecek pek çok eğlenceyi barındıran bir park. Korsan gemisi, Masal Şatosu, Gölet, Çocuk Oyun alanları, Kafeterya ile çocuklarınızla keyifli zaman geçirebileceğiniz bir yer. Bu tür açık alanları, parkları maalesef ülkemizde bulmak pek mümkün olmuyor, var olan yerler de daha çok mangal-piknik alanı kullanılıyor. Biz de ailecek parklarda mangal yakılmasına karşı olduğumuz için Sazova’yı da ayrıca daha da fazla beğendik. Korsan Gemisi, içindeki canlandırmalar, geminin çanı, mutfağı, güvertesi çocuklar için çok eğlenceliydi. Parkın için çocuk oyun alanları, salıncak, kaydırak gibi aktiviteler de var. Ayrıca parkın içini dolaşan bir de tren var, bu tren ile eğlenceli bir kısa yolculuk da yapabilirsiniz.
Masal Şatosu, Disney şatoları tarzında düzenlenmiş, içinde görsel olarak hoş dizaynlar bulunuyor. Şatonun romantik dizaynı özellikle kız çocukların çok ilgisini çekiyor.
Odunpazarı
Odunpazarı, Eskişehir’in tarihi merkezi, bu bölgeye özgü mimari özellikleri burada, aslına uygun olarak restore edilmiş bir şekilde görmek mümkün. Eskişehir’de görülecek yerler listesinin bana göre en başında yer alıyor. Odunpazarı, kendi tarihi dokusunun özel olması yanında pek çok müzeyi de içinde barındırdığı için turizm açısından Eskişehir’in en önemli noktası. Burada pek çok müze, tarihi yapı ya da özellikli yerleri bir arada görebilirsiniz.
Odunpazarı El Sanatları Çarşısı
Odunpazarı Belediyesi El Sanatları Çarşısı, bir avlu etrafında yerleşmiş, 2 katlı ahşap bir çarşının restore edilmesi ile bugünkü haline kavuşmuş. İçinde küçük el sanatları dükkanları var. Çarşının 2 girişi var, iki girişinde de hoş sürprizler sizleri bekliyor. Köfteci Ahmet’in çarşısına açılan kapısının etrafındaki duvar heykelleri ya da diğer girişteki antika otomobil bizim için çocuklarla birlikte güzel bir eğlence oldu.

Çağdaş Cam Sanatları Müzesi

Müze ortası avlu olan 2 katlı tarihi bir bina içinde kurulmuş. Eskişehir de çok sayıda cam sanat atölyesi yer alıyor. Müzede çok sayıda yerli ve yabancı cam sanatçısının eserleri sergileniyor. İçlerinde çok farklı, çok değişik eserler görebilirsiniz. Ayrıca Müzenin iç avlusundaki avize de cam sanatının muhteşem bir gösterisi. Camdan yapılmış ayakkabılar ve deniz hayvanları bizim kızların en çok ilgisini çeken eserler oldu.
Odunpazarı civarındaki çok sayıda cam atölyesinde bu özel eserleri hem görebilirsiniz, hem de satın alabilirsiniz. Eserler hem çok güzel, hem de satın almak isterseniz oldukça makul fiyatları var. Hem kendi evinize, hem de hediyelik olarak birşeyler almak için mutlaka bu atölyelere uğrayın, pişman olmazsınız. Bizim evimizde Eskişehir gezisi sonrasında nazar boncukları, balıklar, cam biblolar yerlerini aldılar bile.
Eskişehir Belediyesi Cam Sanatları Merkezi
Odunpazarı’nda tarihi Kurşunlu Külliyesi içinde yer alan Cam Sanatları Merkezi, hem binanın kendi tarihi özelliği, hem de camın yapılışını canlı olarak izleme imkanı tanıması ile ilgi çekiyor. İçeri girdikten sonra cam ustalarının çalışmalarını burada canlı olarak izleyebiliyorsunuz. Camın üretimi sırasında gerekli olan sıcaklığı, dikkati, ince işçiliği ve sabrı iyice hissediyorsunuz, çocuklarımızın bu üretimden alması gereken o kadar çok ders varki…
Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykel Müzesi
Öncelikle, Müzeye, neden şehrin belediye başkanının isminin verildiğini yazmak istiyorum. Yılmaz Büyükerşen kendisi bir balmumu heykel sanatçısı, müzede ilk sergilenen eserler bizzat kendisinin yaptığı eserler. Hala daha yoğun görevine rağmen eserler üretmeye devam ediyor. Müzedeki en değerli parçaların büyük bir kısmı Sayın Büyükerşen’in elinden çıkmış, bu nedenle de müzeye kendisinin yani sanatçının ismi verilmiş. Müze içindeki parçalara sürekli yenileri ekleniyor. Müzede bizim kızların en çok ilgisini çeken bölüm Atatürk ve Türk Sanatçılarının (Barış Manço, Kemal Sunal, Adile Naşit, Şener Şen ya da Haldun Dormen gibi) heykellerinin sergilendiği bölüm oldu. Ama hepsi gerçekten dokununca canlanacakmış gibi duran bu muhteşem eserler, bir sanatçının gözlerinin nasıl farklı görebildiğinin, ellerinin nasıl farklı üretebildiğinin bir göstergesi.
Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi
Bu şehre ait pek çok güzel şey gibi, Eti Bisküvileri de Eskişehir’e ait. Eti, Kanatlı ailesinin kendi mutfaklarında, kendi çocukları için bisküvi üretir gibi başladıkları ve hala 3.kuşakta aynı şekilde devam eden anlayışları ile bu ülkenin çok önemli bir değeri. Eti firmasının bu ülkeye yaptığı pek çok katkıdan bir tanesi de bence Eti Arkeoloji Müzesi. Müze çok modern, yeni ve bu bölgenin zengin tarihini yansıtan bir müze olarak yakın zamanda yapılmış. Müzeye ailece 6 kişi olarak geldik ve 6 kişi olarak gezdik. Sanki müze sadece bizim için açılmış gibi çok rahat bir ortamda ziyaret etmekle birlikte, ilginin bu kadar az olması aslında çok üzücü. Umarım bundan sonra Eskişehir’e gelen turistler müzeyi de ziyaret programına alırlar. Eskişehir civarında Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden olan Frig’lerden ve Hititlerden pek çok eser sergileniyor. Bunların yanı sıra Anadolu’da kurulmuş nerdeyse tüm uygarlıklara ait parçaları burada görebilmek mümkün. Müze’de teknoloji de kullanılarak dijital canlandırmalar ve interaktif gösteriler yer alıyor. Bu bölümler de, dijital çağın çocukları için eğlenceli bir bölüm.
Eskişehir’de Sanat
Eskişehir, pek çok büyükşehir belediyesinin sahip olmadığı, olamadığı bir sanatsal zenginliğe de sahip. 2015 yılında Eskişehir’e yaptığımız bir gezide Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından sahneye konulmuş, Haldun Dormen’in yönettiği “Lüküs Hayat” adlı eseri izledik. Bu müzikali Şubat ayında İstanbul’da Zorlu PSM’de seyrettikten sonra o kadar hayran kaldık ki, bir de Mart ayında gidip Eskişehir’de aynı gösteriyi tekrar izledik. Siz de eğer fırsatınız olursa mutlaka Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ya da Senfoni Orkestrası tarafından hazırlanan gösterilere bilet almaya çalışın. Hem bilet fiyatları, hem de gösteriler sizi çok şaşırtacak ve hayran bırakacak.
Eskişehir’de görülecek diğer yerler:
Kent Belleği Müzesi
Kurtuluş Müzesi
Çağdaş Cam Sanatları Müzesi
Lületaşı Müzesi
Kent Parkı
Bilim Sanat ve Kültür Parkı
Kurşunlu Cami
Eskişehir’de Yemek
Eskişehir çiğ böreği ile meşhur. Eskişehirliler, çiğ böreği kent merkezinde Papağan’da yiyor, bir de benim çok tavsiye aldığım yer Kırım Tatar Kültür Çiğ Börek Evi. Ben burayı daha çok beğendim. Papağan’ın yeri daha küçük ve böreğin kızartma kokularının içinde kalabiliyorsunuz.
Eğer mekanın şekline ve konforu sizin için çok önemli değilse, Eskişehir’de Porsuk nehri civarında çok sayıda kafe ve öğrenci lokantası bulunuyor. Buralarda çok düşük fiyatlara, çok lezzetli ve temiz anne yemekleri de yiyebilirsiniz. En kalabalık olan, yemeklerini en beğendiğinize girmenizi tavsiye ederim.
Ayrıca Sazova Parkı’nın içinde çok güzel bir kafeterya var, kahvaltı ya da yemek için çok iyi bir alternatif, ama haftasonu biz gittiğimizde çok kalabalıktı.
Odunpazarı’nda Eskişehirlilerin gittiği bir de köfteci var: “Tarihi Odunpazarı Köfteci Ahmet”. Köftesi lezzetli, restoran temiz, fiyatlar makul ve güleryüzlü, hızlı servisi var. Biz gittik, memnun kaldık, size de tavsiye ederim.
Köfteci Ahmet’den sonra da hemen ilerideki köşede yer alan kafeteryalarda, çayınızı, kahvenizi içebilirsiniz. Ayrıca burada fırın/pastane ürünleri de yer alıyor ve kendi üretimleri olduğu için her zaman taze ve lezzetli.
Ayrıca, benim için Eskişehir’den hatırladığım en güzel şeylerden biri de “Haşhaşlı Ekmek”. Biz Odunpazarı’nda yol üzerindeki bir fırından aldık, çok çok lezzetliydi. Size de mutlaka almanızı tavsiye ederim.
Eskişehir’de nerede kalınır?
Eskişehir’de pek çok büyük/küçük bol yıldızlı, az yıldızlı otel yer alıyor. Sizin aradığınız konfora, bütçenize göre uygun bir yeri kolaylıkla bulabilirsiniz. Biz ilk gidişimizde Anemon Otel’de kaldık, ama şehrin turistik merkezine uzak olduğu için çok pratik olmadı. İkinci gidişimizde Anadolu Üniversitesi Odunpazarı Konukevi’nde kaldık ve çok çok da memnun ayrıldığımız bir yeri burada yazmak istiyorum. Anadolu Üniversitesi Odunpazarı Konuk Evi, turistik Odunpazarı’nın girişinde son derece konforlu, güzel ve pratik kahvaltısı ile tatmin edici, sıcak, samimi, tarihi bir mekan. Muhteşem lokasyonu ve makul fiyatı ile bana göre ideal bir konaklama yeri.
Biz Eskişehir’de araba ile ulaşımda hem trafik sıkışıklığından, hem de otopark bulamamaktan dolayı zorlandık. Toplu taşıma imkanları, hem tramvay, hem de otobüs ağı ve sefer sıklığı Eskişehir’de çok ileri düzeyde, biz de birkaç sefer şehir içinde otobüs kullandık, bu nedenle günlük hayatta araba ihtiyacı çok olmasa gerekir, ama bizim gibi kısa süreli geziler için arabaları ile kente ulaşanlar için, şehirde bundan sonra yapılması gereken şeylerden biri de otopark olmalı diye düşünüyorum.

Eskişehir’den bu izlenimlerle ayrılırken, tüm Eskişehirlileri sahip oldukları bu zenginlikten dolayı kutluyorum, darısı ülkemin diğer güzel kentlerine…